All for Joomla All for Webmasters
Pazar, 25 Haziran 2017 00:02

Bayramlık Bir Asubay Öyküsü

Öğeyi Oyla
(22 oy)

Sabah ezanıyla kolundaki uyuşmayla uyandı. Sanki kolu yerinde yoktu. Panik içinde diğer eliyle kolunu yokladı. Neyse ki yerindeydi. Okkalı bir küfür savurduktan sonra saydırmaya devam etti. Nemacı, yalaka, biatçı, ahlaksızlar, TEMAD'ı kişisel çıkarlarına alet eden haysiyetsizler... Sizin yüzünüzden dokuzun ikisi, tazminatlar olmadı. Şu lanet olası yatağı bu maaşla değiştiremedik. Düzgün yatamayınca da böyle kolum uyuştu.

Eşi yatakta doğrulmuş şaşkınlıkla onu izliyordu. Kızgınlıkla homurdandı. Arka arkaya sıraladı;

“İlahi Sermet Bey kolunun uyuşmasını da TEMAD’a bağladın ya pes yani. Sabahtan akşama kadar bilgisayar başında, sürekli bu insanlara ağır hakaretler edip duruyorsun. Bu insanların ailesi, çoluğu, çocuğu var mı hiç düşündüğün yok. Şimdi bütün gençlerin elinde cep telefonu var. Senin bu yazdıklarını hakaret ettiğin insanlardan birinin çocuğu görse ve bunu gurur meselesi yapıp karşına dikilse ne yapacaksın. Geçen gün senin yazdıklarını okudum. Sonra hukuk sitelerine baktım. Bu sözlerin çoğu Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil ediyormuş. Seni dava etseler, polis kapımıza dikilse, savcının hâkimin karşısına götürse bu yaştan sonra bu rezilliğe değer mi? Aklını başına devşir. Şu mübarek bayram sabahı yataktan, hiç ağzına, yaşına, başına yakışmayacak sözlerle kalkıyorsun.”

Sermet Bey dona kalmıştı. Aylardır bilgisayar başında, ona buna laf yetiştirmekten neredeyse eşiyle hiç konuşmamışlardı. Uzun süredir yaptıkları en uzun konuşma bu olmuştu.

Yataktan kalktılar kahvaltı hazırlandı. Şengül Hanım hala homurdanıyordu.

Hanım öyle deme ben var ya ben kırk yıldır mücadele ederim. Ben mücadele ederken bunlar neredeydi?

Bey senin sövdüğün adamın yaşı kaç ki hiç baktın mı? Herhalde 40 yıl önce ilkokul peşinden ortaokul sonra da lisedeymiştir. Dünyaya senden sonra gelmeleri onların suçu mu?

Hem sonra ben merak ettim ve bu insanların yazdıklarına baktım. Kullandıkları dil, yazdıkları konular gayet seviyeli ve gerçekten sizin haklarınızı gasp edenleri rahatsız edecek yazılar. Bir de senin ve seni destekleyenlerin yazılarına baktım hak, hukuk mücadele hak getire. Sabah akşam “destek misyonu” diye bir şey uydurduğunuz derneğe, başkanına, yöneticilerine laf sokuşturmaktan başka yaptığınız bir şey yok. Beğenmiyorsanız oluşturun ekibinizi, devirin bu adamları. Sahi sen üyesi olduğun derneğe en son ne zaman gittin? Mesela derneğin sayfasında gördüm, bugün öğleden sonra bayramlaşma varmış, gidecek miyiz?

Sermet Bey kıpkırmızı olmuştu. Hırsından beş dakikadır çayının şekerini karıştırıyordu. Tamam da bunlar lokal işletiyorlar. Hem geçenlerde lokalde oyun oynayanlardan saat parası almaya başlamışlar. Tüccar zihniyetli adamların olduğu yere gitmem ben, diyebildi.

Şengül Hanım iyice bilenmişti.  İyi de bey, sen bu dernekte yöneticilik yaptın. O zaman lokal yok muydu?  Kapatsaydınız o zaman lokali. Madem karşısın, neden o zaman mücadele etmedin?

Sermet Bey şöyle bir düşündü. Haklısın hanım, hiç böyle düşünmemiştim. Öğleden sonra kaçta demiştin bayramlaşma? diyebildi kısık bir ses tonuyla.

Saat dörtte diye okumuştum, dedi Şengül Hanım.

Tamam kimseye söz verme de o saatte derneğe gidelim. Hem  kaç yıldır ödemediğim aidatlarımı da ödeyeyim. Arkadaşlarla da görüşüp bundan sonra bize yakışan ilişkiler içinde olabilmenin ilk adımını atayım, dedi.

Şengül Hanımın asılan yüzü yumuşadı yerinden kalktı, Sermet Bey’İn yanağına bir öpücük kondurdu. O anda Sermet Bey’in tüyleri diken diken oldu. Neredeyse iki yıldır eşinin kendisini hiç böyle sevgiyle öpmediğini fark etti. Kızgınlık ve her olaydan olumsuz bir çıkarım yapmak yaşam biçimi haline gelmişti. Hatta torunlarına bile ne zamandır sevgiyle sarılamaz olduğunu anımsadı.

Kahvaltıdan sonra vücudunun bir uzvu haline gelen “daktilo gibi kullandığı” bilgisayarının başına geçti.

Başladı yazmaya;

ASSUBAY  KAMUOYUNA;

Ben Sermet Dalkılıç olarak son iki yıldır hislerime ve egoma yenik düşerek Assubay hak mücadelesine hiçbir katkısı olmayan kısır çekişmelerin baş aktörü oldum. Haklarımızı vermelerini beklediğimiz askeri muhataplarımızın bazı birimlerinden beni yanlış yönlendirerek Derneğimize karşı kullandılar. Yöneticilere o kadar kızgındım ki bu adamların gerçek niyetlerini göremedim. Sosyal medyada yaşıma ve meslektaşlarımın bana yakıştırdığı övücü sıfatlara hiç yakışmayan üslupla birçok kişiyi kırdım, hakaretler ettim. Onlarca sahte profil kullandım. Bu sahte profillerle kendime övgüler düzdüm.

Bugünden itibaren hatamı anladım ve bundan sonra çok farklı bir Sermet Dalkılıç göreceksiniz. Hakkınızı helal edin. Hepinize mutlu bayramlar diliyorum.

Ne dersiniz?

Belki bir gün şu yukarıda yazdığımız hayal ürünü olaylar gerçek olur ve bir bayram sabahı Asubay toplumu kısır çekişmelerden kurtularak gerçek gündemine döner diyerek tüm meslektaşlarımıza mutlu bayramlar dilerim.

Halil ERGENLİ

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 3284 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile